Kişisel tüketim harcamaları (PCE) verilerinin açıklanmasından önce, risk piyasalarında belirgin bir geri çekilme meydana geldi. Bu durum, tartışmaya değer bir soruyu gündeme getiriyor: Piyasa, açıklanacak veriler hakkında endişeli mi, yoksa sadece olağan bir riskten korunma önlemi mi aldı?
Bu akşam açıklanacak PCE verilerinin, önceki seviyelerin üzerinde, hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Bu durum, enflasyonun hâlâ belirli bir sıçrama gücüne ve sürekliliğine sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, geçen hafta Fed Başkanı Powell'ın Jackson Hole konferansındaki konuşmasını göz önünde bulundurursak, bu seviyedeki enflasyon sıçraması, faiz indirim sürecini durdurmak için yeterli görünmüyor.
Dikkate değer olan, bu PCE verilerinin açıklanmasının odak noktasının PCE'nin kendisi olmayabileceği, aksine 'kişisel harcamalar' ve 'kişisel gelir' gibi iki gösterge olabileceğidir. Bu görüşün önemi, yakın zamanda açıklanan ABD'nin ikinci çeyrek GSYİH revizyonunun genel olarak olumlu olması, tüketim ve gelir verilerinin olumlu performans göstermesindedir. Bu nedenle, piyasa, ekonominin canlı olduğu bir durumda gelir ve tüketimin sürdürülebilirliğini değerlendirmek için, Temmuz ayı yani üçüncü çeyrek ile ilgili verilere daha fazla odaklanacaktır; bu, ekonomik durgunluk beklentilerini ortadan kaldırıp kaldırmayacağına dair bir göstergedir.
O halde, şu anda risk piyasasındaki düşüş, gerçekten de PCE verileriyle ilgili endişelerden mi kaynaklanıyor, yoksa sadece bir kaçınma davranışı mı? Yazar, bunun daha çok temkinli bir kaçınma stratejisi olduğunu düşünüyor; piyasa katılımcıları PCE verileri açıklanmadan önce temkinli kalıyorlar, olası büyük dalgalanmaları önlemek için.
Şu anda, birçok kurum ve Wall Street'in genel görüşü, Eylül ve Aralık'ta faiz indirimleri bekleniyor ve 2025'te iki faiz indirimi olacağı yönünde. Bu beklentiler piyasa tarafından fiyatlandı ve sindirildi. Ancak, riskli piyasaların daha fazla yükselmesini sağlamak için, daha agresif faiz indirimleri beklenebilir; örneğin, Eylül'de 50 baz puanlık bir indirim, Ekim'de bir indirim daha veya 2025'in ikinci yarısında 4 faiz indirimi gibi.
Sonuçta, risk piyasalarını yukarı itmek için yeni bir ivme gerekiyor. Şu anda Eylül ayında faiz indirimine dair beklentiler, piyasaya ek bir teşvik sunamıyor. Bu nedenle, piyasa katılımcıları gelecekteki yönü belirlemek için yeni katalizörler arıyor. Bu kritik anda, temkinli olmak ve beklemek, piyasanın baskın duygusu haline gelmiş gibi görünüyor.
View Original
This page may contain third-party content, which is provided for information purposes only (not representations/warranties) and should not be considered as an endorsement of its views by Gate, nor as financial or professional advice. See Disclaimer for details.
11 Likes
Reward
11
6
Repost
Share
Comment
0/400
RugResistant
· 08-29 12:49
kırmızı bayrak tespit edildi... aslında tipik bir ön dump piyasa davranışı
View OriginalReply0
SmartContractRebel
· 08-29 12:40
Faiz indirim beklentisi, bu bir boşaltma dalgası yaratmaz mı?
Kişisel tüketim harcamaları (PCE) verilerinin açıklanmasından önce, risk piyasalarında belirgin bir geri çekilme meydana geldi. Bu durum, tartışmaya değer bir soruyu gündeme getiriyor: Piyasa, açıklanacak veriler hakkında endişeli mi, yoksa sadece olağan bir riskten korunma önlemi mi aldı?
Bu akşam açıklanacak PCE verilerinin, önceki seviyelerin üzerinde, hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Bu durum, enflasyonun hâlâ belirli bir sıçrama gücüne ve sürekliliğine sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, geçen hafta Fed Başkanı Powell'ın Jackson Hole konferansındaki konuşmasını göz önünde bulundurursak, bu seviyedeki enflasyon sıçraması, faiz indirim sürecini durdurmak için yeterli görünmüyor.
Dikkate değer olan, bu PCE verilerinin açıklanmasının odak noktasının PCE'nin kendisi olmayabileceği, aksine 'kişisel harcamalar' ve 'kişisel gelir' gibi iki gösterge olabileceğidir. Bu görüşün önemi, yakın zamanda açıklanan ABD'nin ikinci çeyrek GSYİH revizyonunun genel olarak olumlu olması, tüketim ve gelir verilerinin olumlu performans göstermesindedir. Bu nedenle, piyasa, ekonominin canlı olduğu bir durumda gelir ve tüketimin sürdürülebilirliğini değerlendirmek için, Temmuz ayı yani üçüncü çeyrek ile ilgili verilere daha fazla odaklanacaktır; bu, ekonomik durgunluk beklentilerini ortadan kaldırıp kaldırmayacağına dair bir göstergedir.
O halde, şu anda risk piyasasındaki düşüş, gerçekten de PCE verileriyle ilgili endişelerden mi kaynaklanıyor, yoksa sadece bir kaçınma davranışı mı? Yazar, bunun daha çok temkinli bir kaçınma stratejisi olduğunu düşünüyor; piyasa katılımcıları PCE verileri açıklanmadan önce temkinli kalıyorlar, olası büyük dalgalanmaları önlemek için.
Şu anda, birçok kurum ve Wall Street'in genel görüşü, Eylül ve Aralık'ta faiz indirimleri bekleniyor ve 2025'te iki faiz indirimi olacağı yönünde. Bu beklentiler piyasa tarafından fiyatlandı ve sindirildi. Ancak, riskli piyasaların daha fazla yükselmesini sağlamak için, daha agresif faiz indirimleri beklenebilir; örneğin, Eylül'de 50 baz puanlık bir indirim, Ekim'de bir indirim daha veya 2025'in ikinci yarısında 4 faiz indirimi gibi.
Sonuçta, risk piyasalarını yukarı itmek için yeni bir ivme gerekiyor. Şu anda Eylül ayında faiz indirimine dair beklentiler, piyasaya ek bir teşvik sunamıyor. Bu nedenle, piyasa katılımcıları gelecekteki yönü belirlemek için yeni katalizörler arıyor. Bu kritik anda, temkinli olmak ve beklemek, piyasanın baskın duygusu haline gelmiş gibi görünüyor.